AB Yapay Zeka Yasası Yürürlükte: Türk Avukatları Nelere Dikkat Etmeli?
2 Şubat 2025 itibarıyla yürürlüğe giren AB Yapay Zeka Yasası'nın yasakları, Türkiye'deki hukuk pratiklerine olası etkileri ve sınır ötesi hukuki risklerin analizi.
2 Şubat 2025 tarihi yapay zeka düzenlemesi tarihinde bir milat. Avrupa Birliği Yapay Zeka Yasası’nın (AI Act) ilk grup yasakları bu tarihte yürürlüğe girdi. Manipülatif yapay zeka sistemleri, sosyal puanlama, belirli öngörücü polislik uygulamaları ve bazı biyometrik tanımlama sistemleri artık AB genelinde yasak.
Peki bir Türk avukatını neden ilgilendirsin?
2 Şubat’ta Ne Değişti?
Yürürlüğe giren yasaklar, yapay zekanın “kabul edilemez risk” kategorisindeki kullanımlarını hedef alıyor. Bireylerin davranışlarını manipüle eden alt eşik sistemleri, kamu kurumlarının sosyal puanlama uygulamaları, işyerinde ve eğitim ortamında duygu tanıma teknolojileri ve gerçek zamanlı biyometrik tanımlama sistemlerinin büyük bölümü artık yasak.
Ek olarak, yapay zeka sistemlerini kullanan tüm kuruluşlara “yapay zeka okuryazarlığı” zorunluluğu getirildi. Bu, çalışanların kullandıkları yapay zeka araçlarının kapasiteleri ve sınırları konusunda yeterli bilgiye sahip olmasını gerektiriyor.
Türk Avukatlarını Neden İlgilendiriyor?
Cevap üç katmanlı.
Birincisi, AB’de faaliyet gösteren Türk şirketlerinin hukuki danışmanlığı. Avrupa’ya ihracat yapan, AB’de şubesi olan veya AB vatandaşlarına hizmet sunan Türk şirketleri bu yasaya tabi. Bu şirketlerin avukatlarının düzenlemeyi anlaması zorunlu.
İkincisi, “Brüksel etkisi” olgusu. GDPR örneğini hatırlayın: AB’nin veri koruma düzenlemesi, Türkiye dahil düzinelerce ülkenin benzer yasalar çıkarmasına neden oldu. KVKK, büyük ölçüde GDPR’dan esinlendi. Aynı etkinin yapay zeka düzenlemesinde de yaşanması kuvvetle muhtemel.
Üçüncüsü, Türkiye’nin AB adaylık süreci. Müzakereler yavaş ilerlese de, mevzuat uyumu beklentisi yapay zeka alanında da geçerli.
Risk Sınıflandırma Sistemi
AB Yapay Zeka Yasası dört katmanlı bir risk modeli getiriyor: yasaklanan uygulamalar (kabul edilemez risk), yüksek riskli sistemler, sınırlı riskli sistemler ve minimal riskli sistemler.
Hukuk sektöründeki yapay zeka araçları genellikle “sınırlı risk” veya “yüksek risk” kategorisine düşüyor. Emsal karar arama motorları sınırlı riskli kabul edilirken, mahkeme karar destek sistemleri yüksek riskli sınıfına girebilir. Sözleşme analiz araçları ve dilekçe yazım asistanları ise kullanım bağlamına göre değişen bir konumda.
Ceza Rejimi
Rakamlar caydırıcı: yasaklanan uygulamalar için 35 milyon Euro veya küresel cironun %7’sine kadar, yüksek riskli sistem ihlalleri için 15 milyon Euro veya %3’e kadar, yanlış bilgi bildirimi için 7.5 milyon Euro veya %1’e kadar para cezası öngörülüyor.
Bu cezalar doğrudan Türk hukuk bürolarını hedef almasa da, AB’de faaliyet gösteren müvekkillerine danışmanlık veren Türk avukatlarının bu rakamları bilmesi gerekiyor.
Türkiye’nin Kendi Yol Haritası
Türkiye’de Haziran 2024’te sunulan yapay zeka kanun teklifi, AB yasasından farklı bir yaklaşım benimsiyor. AB’nin risk bazlı çerçevesi yerine daha sektörel bir düzenleme tercih edildiği görülüyor.
Bu “üçüncü yol” yaklaşımının avantajları ve dezavantajları var. Esneklik sağlarken, uluslararası uyum konusunda belirsizlik yaratabilir.
Türk avukatları için hazırlık kontrol listesi nettir: AB Yapay Zeka Yasası’nın temel ilkelerini öğrenmek, müvekkillerin AB’ye maruziyetini değerlendirmek, yapay zeka kullanım politikalarını gözden geçirmek ve gelecekteki Türk düzenlemesine hazırlıklı olmak.